Erhun Öçal ve E-Ticaret Sektüründe Dijitalleşme Hakkındaki Görüşleri

Yapay zeka destekli yeni nesil etkinlik deneyimi Oniki’nin İstanbul’da gerçekleşen ilk etkinliği E-Ticaret ve E-İhracat Konferansı’nda Uyumsoft Bulut Hizmetleri Genel Müdürü Erhun Öçal konuşmacılar arasında yer aldı.  Oniki’nin sıradışı konseptinin Uyumsoft’un yenilikçi bakış açısıyla örtüştüğünü dile getiren Öçal, e-ticaret sektöründe dijitalleşmenin öneminden bahsetti ve Uyumsoft Bulut Hizmetleri ile ilgili katılımcılara bilgiler aktardı.

Erhun Öçal E-Ticaret Sektöründe Dijitalleşmenin Önemi Hakkında Konuşuyor

Adımız Uyumsoft, uyumlu olmayı seviyoruz fakat sıradan olan şeyleri de sevmiyoruz şirket olarak. Çünkü uygulamalarımızla ilgili sahada da radikal kararlar alabiliyoruz. Bugün aslında 12 dakika içerisinde yaptığımız birçok süreç var bunlar hakkında özet bilgiler vermek istiyorum. Biraz hızlı geçeceğim, aktaracağım bilgilerle ilgili görüşmek isteyen arkadaşlar aşağıdaki standımızdan bilgi alabilir ve benimle de rahatça görüşebilirler. Gerçekten süreç hızlı bir şekilde değişiyor.

Uyumsoft bir yazılım şirketidir. Yazılım tarafı ile ilgili sistem entegratörü olarak çalışıyoruz. 26 yıllık bir anonim şirketiyiz. Kadromuz tamamen bir yazılım kadrosundan oluşmakta ve satış odaklı bir şirketiz. Bütün teknolojiyi ve yazılımlarımızı sadece kendimiz yazıyoruz. Üçüncü parti firmanın ürününü alıp biz geliştirmiyoruz, satışını ve desteğini yapmıyoruz. Bütün ürünleri kendine ait olan bir firmayız. 26 yıllık tecrübenin dışında Türkiye’de 7 tane ofisimiz var ve Azerbaycan’da bir satış ofisimiz var. Yazılım firması olduğumuzu söyledim ama bizim 1996 yılından itibaren doğuşumuz kurumsal kaynak planlama dediğimiz ERP çözümleri ile başladı. Fakat ilerleyen süreçlerde 2013 yılında şirketin tüm genel yapısını; sürecini, aklını vizyonunu, satış tekniğini, müşteriye yaklaşımı, hizmet verme şeklini… Aklınıza gelebilecek her şeyi değiştirdik.

Şirkette çok ciddi bir kırılım oldu dijital dönüşüm alanında. Dijital dönüşümle ilgili e-arşiv fatura sistemi gibi özel bir entegratör olduk. Fakat asıl dönüşümü 2015 yılında gerçekleştirdik. Şirket o güne kadar elde ettiği birikimlerin üzerine hiç yapmadığı ve bundan sonraki süreci de nasıl yapacağını çok da iyi bilmediği ciddi bir dönüşüme tabi oldu. Bizim bu dönüşüm bizim şirket olarak organizasyon şemasından başlayıp aşağıdaki en ufak personele kadar ciddi dönüşüm sağladık. Bugün elde ettiğimiz bu tecrübeleri ürün yapılarıyla ilgili e-ihracatta gördüğümüz bir takım değişimlerde size nasıl aktarmayı düşünüyoruz noktasında bilgi vereceğim.

Önümüzde ticaretin de değişmesi ile birlikte çok ciddi bir süreç değişimi var. Şirketlerin profilleri, insanların davranışları, alışveriş alışkanlıkları, şirket yönetiminin zihniyeti ve vizyonu tamamen değişiyor. Bize göre kartlar toplandı, yeniden dağıtılıyor. Önümüzdeki süreç, e-ticaret yapmak isteyen şirketler için farklı bir süreç bizleri bekliyor. Biz 2016 – 2017 yıllarında bu trendin böyle olacağını görmeye başlamıştık ve tüm yatırımlarımızı da bulut tabanlı yatırımlara yönelik olarak yaptık. Bugüne kadar da uygulamalarımızla ilgili milyon dolarların üzerinde yatırımlar yaptık. Çeşitli müşterilerimiz sayesinde şu an 15 ülkenin iş yapma kültürünü öğrendik ve hala daha öğreniyoruz. 15 ülkenin de farklı pazar yapısı, müşteri ilişkileri davranışları, tüm süreç yönetiminde birbirine benzediği ve farklı olduğu  noktalar elbette var. Biz şirketi ilk 1996’da kurduğumuzda müşteri sayımız şimdiki gibi seksen binin üzerinde değildi.

Bu yılın sonunda hesaplarımıza göre müşteri sayımız yüz bini geçmiş olacak. Şu anda 80 bin kişi firmamıza dijital dönüşümle ilgili süreç desteği, yazılım desteği ve elektronik e-arşiv fatura gibi süreçlerde başvuruyor ve biz de entegrasyon sunuyoruz. Böyle bir data olabileceğini hiçbir zaman hayal edemiyorduk ama şu an 45’in üzerindeki sektörün tüm verilerine hakimiz ve sektör analizleri, davranış analizleri yapabiliyoruz. Sektörle ilgili şirketlerin temel yapısındaki süreç yönetimini nasıl yapabileceklerini anlamaya çalışıyoruz. Tabii ki Maliye Bakanlığı yani Gelir İdaresi Başkanlığı ile direkt bir entegrasyonumuz söz konusu olduğu için ve özel entegratör olmamızdan dolayı, şehir bazındaki ekonomilerin ne olduğunu ve ne olabileceğini de çok yakından analiz edebiliyoruz.

Şu an Türkiye’de 400 binin üzerinde şirket elektronik ticaret yapıyor. 2017’de bu sayıları düşündüğümüzde muazzam sayılar, çünkü o dönem 25-30 bin civarındaydı bu sayılar. Yani 430 bin civarında firma e-ticaret yapıyor. Diğer bir veriye geçelim, şu an Türkiye’de 600 binin üzerinde şirket elektronik olarak belge düzenleyebilir hale geldi. Hatırlayacak olursanız bu sistem 2013’te ilk devreye girdiğinde herkes bu işten vazgeçileceğini söylemişti. Fakat öyle bir şey olmadı, hatta bu sayılar milyonu bulacak. 2025’e kadar e-servislerle ilgili süreçlerin vizyonu arka tarafta tamamlandı. Bunların ticaret ve şirket yönetiminde nasıl etkileri olacak, onlara da gireceğim. Sizlerin ticaret yaptığınız kitlelerle ilgili bizim nasıl çözümler düşündüğümüzle ilgili kilit noktaları olacak. Yaklaşık 100 bin civarında e-ihracat yapan firma var.

Eskiden ihracat dediğimizde şirket büyüklükleri olarak baktığımızda şirketlerin cirosal olarak büyüklükleri en az 23-30 milyon TL, 50 milyon TL gibi şirketleri konuşuyorduk. Bugün kurulmuş şahıs, anonim, limited şirketler de dünyanın her yerine yurt dışı entegrasyonu olan pazar yerleri üzerinden ihracat yapabilir durumda, buna bir engel yok. Bunun anlamı ise şirketlerin satış yapma, ciro, hedef kitle ulaşımı ile ilgili engeller kalktı. Engeller nerede? Engeller bizim kendi içimizde. Artık elektronik yapıyla tüm entegrasyon süreçleri bize rahatlıkla ulaşılabilir hale geldi. Fakat bizim son dönemde gördüğümüz Türkiye’de özellikle ihracat ve de e-ticaret konusundaki en büyük sorun lojistik konusu. Şirketler ürün yönetimi konusunda maalesef çok başarılı değiller. Bu e-ihracat olmadan da e-ticaret olmadan da -ben 30 yıllık meslek hayatımda ERP kökenli birisiyim- birçok büyük şirkete gittiğinizde inanılmaz sorunlar var stok yönetimi ile ilgili. Aynı şey, e-ticaret konusuyla da şirketler küçük olmasına rağmen stok hızları çok fazla.

Müşteriyle sizin iletişiminiz elektronik belgeyi düzenledikten sonra satışını yapmış olduğunuz bu ürünlerin çok hızlı bir şekilde alıcılara ulaşması gerekiyor. Evet, arada bir takım oyuncular var size destek oluyor. Ama öncelikle sizin şirket içinde bu süreci, ihracat rejimini çok doğru düzgün yönetebiliyor olmanız gerekiyor. Biz burada devreye girmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bunlarla ilgili de şöyle bilgi vereceğim: Şu an e-ticaret yapan şirketlerin içerisinde sadece %12’si e-faturaya geçmiş durumda. Aslında Türkiye’de limited ve anonim şirketlerin toplam sayısı 1 milyon 150 bin. 400-450 bini sadece elektronik faturaya geçti. 700 bini henüz bu sisteme dahil olmadı.

Şahıs şirketlerinin sayısı Türkiye’de 1 milyon 900 bin civarında. Bunun da 150-200 bini geçti. Bu şirketlerin sisteme geçiş süreçleri tamamen elektronik ticaret. Çünkü cirosal anlamda şirketlerin sisteme dahil olmalarıyla ilgili kanuni hiçbir regülasyon yok. Bunun arkaya bir sürü etkileri var. Biz ticari yazılımlar, sektör yazılımları, e-belge çözümleri gibi sizin çok kullandığınız platformlarla ilgili birçok entegrasyonu yapmış durumdayız. Şirketlerinizle ilgili süreç yönetimlerinizi de bu manada çok rahat yönetebilmeniz için bizde çok ciddi bilgiler var, bunları da paylaşmak isteriz. Bizden yalnızca bir çözüm almak zorunda değilsiniz. Bu sürece girdiğinizde şirketi doğru yönetmek gerekiyor ve Türkiye’deki şirketlerin yaşları malum. Bu konularda detay öğrenmek isterseniz bizlerle her zaman iletişime geçebilirsiniz.

Erhun Öçal’ın Oniki Konferans Konuşması